Tersane'me Hoşgeldiniz !..

Şimdi sizlere, kontraplak malzeme kullanarak yaptığım 2.10m. boyundaki ufak botun tasarımından, imalatının sonuna kadar tüm aşamalarını anlatacağım. Önce, Aşina' nın bir bota ihtiyacı olduğu fark edildi. Alışveriş için karaya, ya yüzerek çıkıyor, ya da yanaşacak iskele arayıp duruyorduk. Denizcilikte, sığ sulardan uzak kalmak en önemli kuraldır. Kontrollü bir şekilde sahile yaklaşsanız bile, hiç ummadığınız bir anda gelen, örneğin bir İDO (deniz otobüsü) dalgası, teknenizi şiddetle dibe vurdurabilir. İşte bu sebeple tekneyi açıkta, demir üzerinde bırakarak, sahile bir botla çıkmak en iyi yöntemdir. Ayrıca botun tekneye hem estetik açıdan, hem de kullanım rahatlığı açısından uyumlu olması da çok önemli tabii. Gerçi ben arkamdan bu botu çekerken yelken yapmakta bazı zorluklarla karşılaştım. Küçücük Aşinaya 2.10m. bir bot bile büyük geldi. Görüntüyü ve direksiyonu bozdu. Ama, sonunda marinada gezmek için bile olsa bir bot sahibi olmuştum. Üstelik "kendim yaptım" diyerek havamı da atıyordum. Aşağıda sizlere bu botun yapımındaki aşamaları anlatmaya çalışacağım.

Botun tasarım aşamasında, en kolay yöntemi kullandım. Bu güne kadar denizde yüzen teknelere bakarken neler düşündüğümü, hangi formların denge açısından daha uygun olduğunu, diğer botlardaki şekil benzerlikleri, gibi unsurları kafamda birleştirdim. Beynimde 3D bir model yaratıp, her yönden bakmaya çalıştım. Elimle tutup, gözümle görmek isteyince de, bir maket yaparak işe başlamaya karar verdim. Kendisi zaten neredeyse maket boyutlarında olacak teknenin, maketi de kartondan olmalıydı. Zaten tasarım bu kartonları keserken oluştu. Makasla yapılan alelusul düzeltmeler, birkaç kere çöpe atılan elverişsiz formlar, derken, modeli sonunda oluşturdum. Birkaç yerinden seloteyple tutturulmuş maket bozuntusunu ölçüp biçtim, yaklaşık olarak kağıda geçirdim. "Atla deve değil' ki, hamam tası bile yüzüyor" diyerek işe koyuldum. Şaka tabii, hamam tası da yüzüyordu yüzmesine ama, Arşimet' in yıkandığı küvette yüzmüyordu. Koca ummanda, fırtınada, dalgada, rüzgarda yüzen bir hamam tasına hiç rastladınız mı?.. Denizde, etrafınıza dikkatlice bakarsanız, hamam tasına benzeyen birçok tekne görürsünüz. İşte bunlar bilinçsizce, plansız, hesapsız (benim bot yöntemi ile (bile değil!..)) yapılmış teknelerdir. Botum, her ne kadar hamam tasına benzemese de benim de zaten onunla açık denize çıkacağım yoktu. Siz de eğer böyle bir bot yaparsanız, 2.1 m. boyundaki bir tekneden neler bekleyeceğinizi iyi düşünün. Tabii ki, bu bot çok küçük ve hafif olduğundan fazla stabil değil. Açıklara çıkılmaz. Ancak, kaldırma kapasitesi oldukça yüksek. Biz denemek için 3 kişi bindik, tarttı. Batmadı, ama dengesi iyice bozuldu. Tabii dalgalı ve rüzgarlı bir denizde tek kişi bile kürekle gitmek zor oluyor. Çok uzaklaşmadan kıyılarda iş görür. Düzgün denizde mükemmel ve hızlı. Teknenizin arkasından çekerken, diğer botlara nazaran avantajlı, çünkü hafif. Problem olursa tutup kıç üstüne alabilirsiniz. Tek başıma, marinadaki yüksek rıhtıma bile çekebiliyorum. Çoluk çocuk için emniyet açısından içine, sephiye yapmak gerekebilir. Bu iş için de baş ve kıç tarafın altlarını köpük (strafor) doldurabilirsiniz.

Şimdi gelelim konumuza... Bu bot, 1.5 tabaka 6 mm. lik marin tip kontraplaktan çıkıyor. Yarım tabaka vermedikleri için, doktor’u ikna ettim ve aynı anda iki bot yapmaya karar verdik. 3 tabaka kontra'yı bölüştük. İki kişi çalıştığımız için de bazı kolaylıklar oldu. Doktorun eli, iyi keser tutar. Zaten onun da bir bota ihtiyacı vardı. İki elin sesini duyduk. Gövdeleri bitince, yazı-tura atarak botları paylaştık. Omurgayı, size verdiğim plandaki gibi, 3 kat 6x1 cm lik meşeden,eğimli bir şekilde, birbirlerine işkence ile sıkarak yapacaksınız. Teknenin altına rastlayacak üçüncü çıtayı 4, ya da 3 cm yapın ve ortalayın. Yani omurga kesiti sağa sola doğru basamaklanacak. Buraya sonradan kaplama binecek. Baş ve kıç aynayı, orta postayı da resimlerde gördüğünüz gibi oluşturacaksınız. Plandaki ölçülere sadık kalırsanız zorluk çekmezsiniz. Şimdi sıra geldi tezgah hazırlanmasına. Tezgah, resimlerde görülüyor. Siz başka türlü de yapabilirsiniz. önemli olan mantığa uyması ve iş görmesi. Baş-kıç aynaları ve omurgayı tezgaha sabitleyeceksiniz. Bunların eğimlerini, plandaki iki paraçol belirliyor. Orta eğriyi de tam dikey ve omurganın belirleyeceği yükseklikte sabitleyin. Bunları, poliüretanlı deniz tutkalı ve tercihe göre M5 cıvata veya ağaç vidalarıyla tutturabilirsiniz. Ancak krom olmasında fayda var tabii. Şimdi de çene çıtalarını yapacaksınız. Bunlar, 4x1 cm meşe çıtalardan 2 şer kat basılacak. Çıta boylarının 2,20m den uzun olacağını söylememe gerek yok sanırım. Neresinden keseceğinizi kendileri size söyleyecekler. Aynalara ve orta postaya, bu çıtaların gireceği yuvaları önceden planlı bir şekilde açmış olmalısınız. Bu köşe çıtalarının bir yüzlerini, teknenin borda açısında sıfır yapmalısınız. Diğer kısımları sonradan tıraşlanacağı için bir miktar taşacak. Resimlere iyi bakın.

Bütün detayları anlatmam imkansız sanırım. Biraz da siz fikirler katabilirsiniz. Bana da fikirlerinizi bildirirsiniz. Ancak, benim bir hatam oldu, o da çene çıtalarını bir başından başlayarak arkaya doğru yapıştırarak ve işkencelerle sıkarak gelmek idi. Bu durumda, fiziksel bir kuraldan dolayı, ağaç düz bir yol izlemek eğiliminde oluyor. İstediğiniz gibi bükülmüyor. Sonuçta çıtalar, orta eğriden kıça doğru düz bir hat üzerinden gitti, tatlı bir eğim oluşturmadı. Diğer botta bunu düzelttik, ama yazı tura sonucunda da.. neyse. Siz, iki ağacı tutkallayıp yerlerine yerleştirin. Baş kısımlarından vidalayın ondan sonra işkenceleri sıkın, daha iyi olacak. 4 takım çene çıtaları da bitti mi? Tüm ölçümleri tekrar yapmalısınız. Simetri bozuklukları görürseniz, aralara eşit uzunluklarda çıtalar takabilirsiniz (yukarıdan ikinci resimde görülüyor). ölçümler sırasında, küpeşte boyunu mutlaka kontrol edin. ‚Çünkü teknenin en uzun parçası buraya gelecek ve standart boyutu 2.20 olan kontraplaktan kesilecek. Bu yüzden bu ölçüyü geçmemeli. Bunu daha önceki aşamalarda da kontrol etmelisiniz. Ufak farklar düzeltilir ama zorluk çekersiniz. Şimdi geldik traşlama işlerine. İşin en sıkıcı ve en önemli yanı. Baş ve kıç aynayı, köşe çene cıtalarını, tekneye kaplanacak kontraplağın geleceği açıya göre biraz yontmalısınız. Bundan amaç tabiiki kontraplağın, omurgaya, aynalara ve köşe çıtalarına yapışıp, vidalanacağı yüzeyleri oluşturmak. Bu işi, el rendesi, elektrikli el planyası. keser, törpü gibi aletlerden biri veya birkaçı ile yapabilirsiniz. Traşlamalar bitince, kontraplağı boylamasına omurganın bir yanına yatırın. Üzerine birini yatırın, isterse uyusun. Ama kıpırdamasın. Siz altından kurşun kalemle çizeceksiniz. Sonra keseceksiniz. Parçayı, yerine bir kaç kere yerleştirip omurgaya bakan kenarını tekrar tekrar düzeltin. Diğer yerler şimdilik biraz taşabilir. Tutkal ve vida işlerini yapın. Diğer tarafı da aynı şekilde alıştırıp, alt tabanı bitirin. Omurga dış yüzeyini rendeledikten sonra üzerine bir kat daha 6x1 çıta atın kaplama kontraplağı, arada kalsın. iyice sağlamlaşsın. Tutkal donunca, iri dişli ağaç törpüsü ile kaplama'nın fazlalıklarını, yan kontraplakların geleceği açıya göre törpüleyin. Yan kontraplakları da aynı yöntemle kaplayıp fazlalıklarını törpüledniz'mi? Şimdi teknenin çene kısımlarının, gökyüzüne bakan yüzeylerine (tekne hala ters ya) yanlardan sıfır gelecek gibi bir çıta çekebilirsiniz. Bu çıta, köşeleri koruyacak, denizde kullanırken de çok faydasını göreceksiniz. Kaba inşaat bitti işte... Poliüretan tutkaldan, kapkara olmuş ellerinizden utanmayın. Ne kadar yıkayıp temizleseniz çıkmayacak o kirler. Botu tutup tezgahı ile birlikte ters çeviriyorsunuz. Ya da tezgahtan ayırıyorsunuz. Küpeşteler, bu sefer dıştan bir kat çıtalanacak. Tekne, iyice sağlamlaşacak.

Teknenin formu oluştuğuna göre, isterseniz içeriden, aralara birer posta daha yapabilirsiniz. Ben kıça doğru bir posta daha yaptım. Hem biraz daha sağlamlık elde ettim sanıyorum, hem de farş tahtalarına dayanak oluşturdum. Artık bundan sonrasına artık ben karışmıyorum. Oturak tahtalarını, farşları, kürekleri, baş üstünü, kürek ıskarmozlarını istediğiniz gibi yapın. Alttaki resimden bakın. Ben bu resimleri çektikten sonra, baş altına bir dolap yaptım. Boyasına, macununa gelince; ben yine karışmıyorum. Meges, epoksi gibi maddelere bizim Baba Kaptanlar kızıyorlar. Sık sık, sizi denetlemeye geldiklerinde, malzemeyi hemen saklayın, ya da, (belki de en doğrusu olan) Osmanlı Yağlı Macunu'nu kullanın. Sakın tekneyi fiberglas gibi maddelerle de kaplamaya kalkmayın. O iş için başka yöntemler var. Not : O yöntemlerden biri Epoksi kompozit yöntemi. "Dik ve yapıştır" dedikleri benim hamam tasımdan çok daha kolay yapılabilen bir teknenin, üstelik Internette planının bedava verildigi D4 ün yapım yöntemi... Hararetle tavsiye ederim. Bu tekne ile ilgili bilgiyi Endtas ev tersanecileri sayfasından alabilirsiniz.

Sonuç olarak; İlla ki size bu botu yapmanızı önermiyorum, ama bir tekne yapabilirsiniz. Ben de kendimi, 'daha büyük bir tekne yapabilirmiyim' diye sınamıştım. Yapılır sanıyorum. Sürekli müdavimi olduğumuz YELKEN DÜNYASI dergisinde bu konuda çok yetkin ve yetenekli ağabeylerimizin yazıları, planları ve değerli önerileri yayınlanıyor. Onların peşinden güvenle gidebiliriz. Dar bütçelerle, boş zamanlarda uğraşarak, biraz kafa kullanıp, biraz da cesaretle çok ciddi bir tekne neden yapılmasın. Tabii hesaplama, mühendislik bilgisi ve tecrübe sonucu oluşturulmuş, profesyonel bir plan üzerinden. Nihayet benim bu botum bir hamam tası... Zaman ve zemin gereksinimi çözülürse, parasal konu kademe kademe aşılır. Çünkü süre, sizin elinizde, ustaların değil! Yapım aşaması işin belki de en zevkli yanı. İstediğiniz kadar uzatıp, paranız olunca devam edersiniz. Bir cümlede bağlıyorum; İlgilendiğiniz için teşekkür ederim... Kolay gelsin...

Habib Atınç (Şubat 2000)

Botun, kesit ölçülerini gösteren çizim buradadır.

ANA SAYFA